25 Haziran 2009

Tutamıyorum

Tıpkı Kenan Doğulu'nun zamanı tutamaması gibi ben de tükürüğümü tutamıyorum. :P Anlayamıyorum yani öylece ağzımdan akıp gidiyor. Annemin kucağındayken bir bırakıyorum, geceliğinden içeri akıyor, kaşla göz arasında göbeğine kadar iniyor. :))

Çok gezenti oldum çoookk

Bugün bir türlü kuşluk vakti yattığım güzellik uykumu tutturamadım. Huysuzluğum üstümdeydi. Şansa annem de arkadaşı Merve ile buluşacaktı. Karar değiştirip bize davet etmeyi düşünüyordu ama benim bu huzursuzluk ağlamalarıma temiz hava iyi gelir diye düşündü. Merve ile bizim buradaki Starbucks'ta buluştuk. Annemler laflarken ben bir ara kestirdim. Eve geldiğimizde kurt gibi acıktığımı farkettim. Dışarıdayken açlık maçlık gördüğüm yok, yeter ki annem beni çıkarsın başka birşey istemiyorum.

Dün akşam da annemin arkadaşı Ayşen ile buluşmuştuk. Kanyon'da House Cafe'deydik. Çok keyifliydim, hava çok güzeldi. Annemler naneli limonatalarını yudumladılar, ben de piyasa yaptım gelene geçene baktım. Biraz da uyumuşum, gözümü açtığımda babamı gördüm. Bizi almaya gelmiş Kanyon'a.

Şimdi güzel tabii, her gün bir yere gidiyoruz ama havalar bozduğunda ne yapacağımı bilmiyorum. Artık montlarımızı&botlarımızı giyip öyle atarız kendimizi dışarı. Havanın soğuk olması beni engelleyemez.

1 saate kalmaz tekrar dışarı çıkacağız. Anneannem ve büyükdayım geliyor İzmir'den. Karşılamaya gideceğiz dayımla. Ben çok özledim anneannemi, 5 haftadır görüşmüyoruz. Bakalım beni büyümüş görecek mi?

24 Haziran 2009

Tomy Yıldızlı Rüyalar

Uykuya geçmeme yardımcı olan bir oyuncağım var: Tomy Yıldızlı Rüyalar.
Başka bebekler güzel ninnileri dinleyip tavana yansıyan görüntüleri seyrederken uyuyakalıyor. Bense tavandaki harekete baktıkça kuduruyorum, ne uyku uyuması? Resmen çenem açılıyor. Sanırım bu olay bende ters tepti, buyrun gözlerinizle görün. Daha doğrusu kulaklarınızla duyun, karanlık olduğu için sadece ses duyuluyor :))


video

Bu işte bir gariplik var ama ne? :)

23 Haziran 2009

Bizimkilerin 4. Yıldönümü

Bugün annem ve babam beraberliklerinde 4.yılı geride bıraktılar. Annem akşam 7'ye kadar babamdan haber bekledi ama baktı ki ses seda yok, hemen kolları sıvadı. Galatasaray Adası'ndaki Quente'de 3 kişilik rezervasyonumuz anında hazırdı. Buraya bazı kendini bilmezler Su Ada filan diyor ama cümle alem biliyor ki burası bizim adamız, Galatasaray'ımızın Adası. Totemdeki logomuzun şu güzelliğine bakar mısınız?Babam bir araba dolusu laf etti, benimle akşam programı yapmakla çok büyük risk alıyormuşuz da vıdıvıdı. Ama biz annemle konuştuk, ona uslu duracağıma söz verdim. Kuruçeşme'ye giderken arabada uyudum, eve gelinceye kadar da uyanıp gecelerini bozmadım. Bakın ne kadar usluyum.. Ses de yok, görüntü de :)
Gecenin hatırası annemle babamın bir fotoğrafı var; ışıklardan ne kadar ilginç çıkmış, film greni gibi.. Renklere hiçbir müdahale yok, fotoğrafın orijinali böyle.Köprünün güzelliğine bakar mısınız?
Babacım iyi ki annemi tavlamışsın, tebrik ediyorum. İyi ki evlenmeye ikna etmişsin, iyi ki düğünü Divan Kuruçeşme'de yapmışsın. :) hahahaha! Bugün vesilesiyle ilk fotoğraflarınızdan birine sayfamda yer veriyorum. Babamın zafer edasıyla ağzı kulaklarında, annem daha cool gibi. (Sakal konusuna hiç girmek istemiyorum.)
Sizleri çok seviyorum. En kötü gecemiz böyle olsun.

Akaretler

Sabah 4'te uyandım. Kurt gibi açtım. Hemen anneme seslendim. Gözler kapalı bir halde geldi, beni emzirdi. İçimden uyumak gelmedi, ne yapayım? Annemi 1 saat uğraştırdım, ne yaptıysa direndim uyumadım. 1 saatin sonunda annem uykusuzluktan gözü dönmüş bir şekilde "Al kızını" diyerek beni babama sepetledi. 1 saat de babamla oynadıktan sonra 6 gibi sızmışım. Uyandığımda 8:20'ydi. Canım sıkıldı, bir de acıkmışım, yine anneme seslendim. Sağolsun kalktı geldi, beni emzirdi. Baktım babamın alarmı çalıyor ooo şenlik var, ben uyurmuyum?? Annem bu sefer fazla uğraşmadı beni yataklarına aldı, 9:30 gibi ellerimi yerken uyuyakalmışım. Uyandığımda taksideydik. Akaretler diye bir yere gidiyormuşuz, işimiz varmış. Ne kadar güzel bir yermiş orası öyle? Kendimi Paris'te sandım. Bir de baktım ne göreyim, nasıl yattıysam o şekilde Akaretler'deyim! "Annecim ne yaptın, buraya gelirken süsleseydin ya beni!" dedim. O kadar derin uyuyormuşum ki ne yaptıysa uyanmamışım. "Boşver" dedi, "O kadar güzelsin ki ekstradan süse hiç ihtiyacın yok" Gerçekten öyle galiba, sokakta herkes beni sevdi, tüm gözler bendeydi.

Annem beni kanguruda çıkardığı zaman minik bir çantaya ihtiyaç duyuyor. Bakıyoruz ama bir türlü güzel birşey bulamadık. Ta ki bugüne kadar. Marc by Marc Jacobs'da minik bir çanta beğendik.

Gerçekten çok minik ama fiyatı boyutlarıyla ters orantılı, 500 TL'ye merdiven dayamış.

Yokuşu çıkınca bir de ne görelim; Caffé Nero! :) Hemen koştuk, kahvaltımızı yaptık. O kadar güzel bir rüzgar vardı ki, annemin kucağında uyuyakaldım. Annem biriyle konuşuyordu ama şifreliydi galiba anlayamadım. Sonradan öğrendiğime göre İngilizce'ymiş. Annem bana İngilizce şarkılar dinletiyor, aşina olduğum için zamanı geldiğinde öğrenmem daha kolay olacakmış. Caffé Nero'dan kalkıp eve dönerken Migros'a uğrayıp Pampers'ımı aldık ve taksiye bindik. Eve gelince 5 dk arayla 3 kez kaka yaptım. Annem 4. bezi taktığında rahatladım. :) Babam sağolsun!!

21 Haziran 2009

Babalar günü kutlu olsun

Sabah her zamanki gibi 6'da uyandım ve hemen anneme seslendim. Annem karnımı doyurup altımı değiştirdikten sonra canım bir daha uyumak istemedi. Biz de gidip babamı uyandırdık. :) Hediyelerimizi verdik, bol bol cilveleştik. O kadar çok oynaştık ki yorgun düştüm ve bir saat kadar uyudum. Fırsattan istifade annem ve babam da benimle birlikte uyudu.

Sonra uyandık ve kahvaltımızı yaptık. Babam çalıştı biraz, ne yaptığını o kadar çok merak ettim ki o laptop'un başındayken tepesine çıkıp yaptıklarını yakından takip ettim.
Hiç huysuzluk yapmadım bugün. Her fırsatta babamın kucağındaydım. Bol bol sarıldık, kucaklaştık, sırnaştık. Babamı çok seviyorum, onun kollarında olmak ve sıcaklığını hissetmek bana güven veriyor. Uykum bile daha derin oluyor. Keşke her günümüz böyle geçse...

Babamın işi bitince hazırlanıp çıktık. Dedelerime hediyeler aldık. Celal Dedem ile buluştuk ve boğaza balık yemeğe gittik. Mahir Dedem bizimle birlikte değil, İzmir'de. Telefonla konuştuk, onun için de kadehler kalktı masada. İlk fırsatta birlikte gelmek için sözleştik.

Babacım ve dedelerim Babalar Gününüz kutlu olsun, hepinizi çok seviyorum.